çatlatmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Çatlak duruma getirmek
Elindeki ustura ile çatlatacağı bu canlı yemişe baktı.
-Ömer Seyfettin Çatlamasına yol açmak
Duvarları, tavanı çatlatacak kadar şiddetli olan ve birdenbire kulağa saldıran bu ses dalgası kimsenin kulağını incitmedi.
-Halide Edip Adıvar mecaz
Sabrını taşırmak
O dibek kafalı Sülükoğlu'nu hasedinden çatlatacağız.
-Ercüment Ekrem Talu mecaz
Aklını kaçırmak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com