çatlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak
Eğer çay doldururken bardak çatlarsa, üzerlerinde nazar olduğuna hükmeder, gidip bir koşu ateşte tuz çevirirdi.
Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak
Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı.
-Ahmet Hamdi Tanpınar mecaz
Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek
fiil, mecaz, -den
Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak
Neredeyse sevincinden yüreği çat deyip ortasından çatlayacaktı.
-Yaşar Kemal Ses pürüzlü, bozuk çıkmak
Connections
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com