çarpmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Hızla değmek, vurmak
Eşiği aştım, içeri girdim, ortada duran uzun bir masaya çarptım.
-Ayla Kutlu fiil, -i
Etkisiyle birdenbire hasta etmek
Güneş çarpmak. Kömür çarpmak.
fiil, -i
Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar.
-Kemal Tahir fiil, -i
El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar.
-Burhan Felek fiil, -i
Kurnazlıkla ele geçirmek
İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar.
-Haldun Taner fiil, nesnesiz
Kalp, hızlı hızlı vurmak
fiil, matematik, -i, -le
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak "çarpım" adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek; darbetmek
fiil, mecaz, -i
Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır.
-Bedri Rahmi Eyüboğlu
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com