çalkalamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak; çalkamak
Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!
-Attilâ İlhan fiil, nesnesiz
İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum.
-Yusuf Ziya Ortaç Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.
Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
fiil, nesnesiz
Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu.
-Osman Cemal Kaygılı Kuluçka yumurtalarını çevirmek
Sağlığının bozulmasına yol açmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com