çakıntı
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Şimşek, yıldız, güneş, ışık vb.nin birdenbire ve geçici olarak verdiği aydınlık durumu
Güneşin ağaç yapraklarından sızarak oynak ışık çakıntılarıyla süslediği bahçedeki o ılık günler nine ve çocuk için ne sevinçler yaşanmıştı.
-Füruzan Çakılmış olan şey
mecaz
Beklenmeyen söz veya davranış
Sarhoşun bazı sevimli buluşları, delinin beklenmedik çakıntıları olabilir.
-Haldun Taner argo
Sınıfta kalma
Bilmem senin ikmal nasıl geçti. Eğer Aga Bedros numara vermezse ve çakıntı olursa bir yıl daha herifin karşısında oturup ders okumaya çalışmak çetin bir iştir.
-Memduh Şevket Esendal argo
İçkili toplantı, içki âlemi
Tahir de bir akşam iki arkadaşıyla Filip’in gazinosuna gider, çakıntıya başlarlar.
-Refî Cevad Ulunay argo
İçki içerken kadehleri birbirine vurma, kadeh tokuşturma
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com