çakılı
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş.
-Yusuf Ziya Ortaç Çakılmış, bir şeye bağlı
Genç kadın, forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu.
-Feridun Fazıl Tülbentçi Yeri değişmez, sabit
Gülnaz için için ağlıyor, gözleri hep öyle döşemeye çakılı.
-Emine Işınsu
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com