çırpmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek; dövmek
Pencereden örtü, kilim çırparak sabah temizliğine başlayan kadınlar, soba yakmaya uğraşan eller...
-Murathan Mungan İki şeyi birbirine çarpmak
Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi.
-Halide Edip Adıvar Bir şeyin ucundan bir parça kesmek
Ağacın dallarını çırpmak.
Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak
mecaz
Çalmak, hırsızlık etmek
spor
Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak
Uzun bir sırıkla ceviz, badem, zeytin vb. meyveleri ağaca vurarak dökmek
Kır bekçisi zeytinliğin setini aşar aşmaz, elinde değnek zeytin çırpan Cemal ile Cemal’in ayakları dibinde, eğilmiş, tane eleyen Zeliş’i tanıdı.
-Necati Cumalı Kuşlar kanatlarını vurarak uçmak
Yolcuların attığı simit parçalarını kapma yarışında martılar, kimi kanat çırpıyor, kimi havada süzülüyor, kimi suda yüzüyor.
-Yılmaz Gürbüz
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com