çırpınmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Acı ile debelenmek; çarpınmak
Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık.
-Orhan Veli Kanık Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak; ihtilaç etmek
Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak
Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler bir gün sırtlayıp beni götürdüler.
-Bedri Rahmi Eyüboğlu mecaz
Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak
Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız diye çırpınıyordu.
-Osman Cemal Kaygılı mecaz
Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak
O onurlu ve soğukkanlı adam, gözlerini açarak daha çok şey öğrenmek için çırpınıyordu.
-Reha Mağden
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com