çıplak
-ğıView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan; ari, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak, cılcıbık, şallak, yalıncak
Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı.
-Ercüment Ekrem Talu Saçsız (baş)
Üzerinde yaprak olmayan
Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı.
-Halide Edip Adıvar İçinde gerekli eşya bulunmayan
Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu mecaz
Yoksul olan (kimse)
Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?
-Necati Cumalı mecaz
Yalın, süssüz olan; daylak
Çıplak bir anlatım.
isim
Soyunmuş durumda olan vücudun resmi; nü
Apaçık ortada olan
Hepimiz, Erzilya gibi, güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz.
-Peyami Safa
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com