çözmek
-erView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
Hatta annem eğildiği vakit önlüğünün düğümünü arkadan çözüyor, ayağa kalkınca önlüğün düşmesi ve annemin ‘Aaa yine çözmüş!’ diye bağırması en az benim kadar onu da neşelendiriyordu.
-Kemal Ateş Düğmeyi iliğinden açmak
Yalnız göğsünün düğmelerini çöz.
-Peyami Safa Saçı açmak
Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü.
-Haldun Taner kimya
Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak
matematik
Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak; halletmek
ağızlardan
Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com