yatak
-ğıAnlamlar
isim
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya; döşek
Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım.
-Refik Halit Karay Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte
Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb
coğrafya
Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer; akak, mecra
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu
-Faruk Nafiz Çamlıbel Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını
Çakıl yatağı.
Bir şeyin çok bulunduğu yer
Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim.
-Refik Halit Karay Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar
Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi
Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer
Hırsız yatağı. Eşkıya yatağı.
Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça
Namlu yatağı. Eksen yatağı.
Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur
Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer
hayvan bilimi
Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Kelime grafiği
Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.
İlişki haritasını önizle
Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.