yürümek
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Adım atarak ilerlemek, gitmek
Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu.
-Haldun Taner fiil, -e
Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
Buz dağları güneye yürümüş.
Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
Çocuk erken yürüdü.
Yol almak
Biraz yürüyelim, geç kaldık.
fiil, -e
Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
Dallara su yürümek.
fiil, -e
Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
Asker kaleye yürüdü.
Faiz, hesap edilmek, işlemek
Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?
Geçmek, ilerlemek, değişmek
Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş.
-Memduh Şevket Esendal Bir işte ileri gitmek
mecaz
Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek
Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim.
-Zeyyat Selimoğlu argo
Bakınızölmek
O da yürümüş.
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com