Trendler:

oturmak

Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi

Anlamlar

  1. fiil, -e

    Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek

    Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu.
    -Sait Faik Abasıyanık
  2. fiil, nesnesiz

    Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak

    Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız.
    -Tarık Dursun K
  3. fiil, -i

    Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak

    Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti.
    -Tarık Buğra
  4. fiil, -de

    Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek

    Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar.
    -Burhan Felek
  5. fiil, nesnesiz

    Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak

    Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?
  6. fiil, nesnesiz

    Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek

    Temelin bu tarafı on santim oturmuş.
  7. fiil, -le

    Biriyle beraber yaşamak

    O günden beri enişte beyle oturuyorum.
    -Sermet Muhtar Alus
  8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak

  9. Yer almak, geçmek

    Valilik makamına oturdu.
  10. fiil, nesnesiz

    Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek

    Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu.
  11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak

    Uydu yörüngeye oturdu.
  12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak

  13. fiil, nesnesiz

    Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak

    Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı.
    -Memduh Şevket Esendal

Telaffuzlar

Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com