durmak
-urGörüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Hareketsiz durumda olmak
Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu İşlemez olmak, çalışmamak
Bileğimdeki saat durmuş.
-Aka Gündüz Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek; tevakkuf etmek
Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim.
-Necati Cumalı Sona ermek; kesilmek
Yağmur durdu.
Varlığını sürdürmek
Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor.
Var olmak
Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?
Beklemek, dikilmek
Oturacak değil, ayakta duracak yer yok.
-Reşat Nuri Güntekin Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?
Bir yerde kalmak
Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış.
-Mahmut Yesari Bir yerde olmak veya bulunmak
Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu.
-Tarık Buğra Belli bir durumda, bir görevde bulunmak
Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum.
-Haldun Taner Ara vermek
Sabahtan beri hiç durmadım.
mecaz
Bakınızyaşamak
Anneannen duruyor mu?
fiil, yardımcı fiil
Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi
Bağlantılar
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com