ayak
-ğıAnlamlar
isim, anatomi
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi.
-Ömer Seyfettin Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri; bacak
Köşede duran, ayağı kırık tahta sandalyeye oturdum.
-Burhanettin Uysal Vücudun belden aşağı bölümü; bacak
Ayağına bir pantolon çekti.
Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi
Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız.
Bakınızbasamak
Futun küpü alınarak hesaplanan değer
ağızlardan
Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste
Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi; kadem, fit (III), fut
coğrafya
Bakınızgöl ayağı
edebiyat
Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler
edebiyat
Halk edebiyatında uyak
Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler.
-Salâh Birsel matematik
Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
Dikme ayağı.
spor
Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden beşincisi
spor
Altılı ganyanda yer alan her bir koşu
madencilik
Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri
mecaz
Bir düşüncenin, bir yapının olmazsa olmazı sayılan, temelini oluşturduğu düşünülen şeylerin her biri