Trendler:

almak

ır
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi

Anlamlar

  1. fiil, -i

    Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak

    Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.
    -Necati Cumalı
  2. fiil, nesnesiz

    Bakınızsatın almak

  3. fiil, nesnesiz

    Bir yeri ele geçirmek

    Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.
    -Ömer Seyfettin
  4. fiil, -i, -den

    Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak

    Çocuğu okuldan aldı.
  5. Birlikte götürmek

  6. fiil, nesnesiz

    İçine sığmak

    Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır.
  7. fiil, -e, nesnesiz

    Kabul etmek; ahzetmek

  8. fiil, nesnesiz

    Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek

    Mektup almak. Haber almak.
  9. fiil, nesnesiz

    İçeri girmek veya sızmak

    Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.
  10. fiil, nesnesiz

    Erkek, birisiyle evlenmek

    O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü.
    -Memduh Şevket Esendal
  11. fiil, -i, nesnesiz

    Sürükleyip götürmek

    Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.
  12. fiil, nesnesiz

    Bir şeyi kazanmak, elde etmek

  13. fiil, nesnesiz

    Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak

    Ceza almak.
  14. fiil, -i, nesnesiz

    Bakınızkaplamak

    Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.
  15. fiil, -den

    Bakınızkısaltmak

    Ceketin boyundan almak.
  16. fiil, nesnesiz

    Bakınızyolmak

    Kaş almak.
  17. ... ile temizlemek

    Karyolanın altını süpürge ile al.
  18. fiil, -e, -i

    İçeri girmesini sağlamak

    Sevdiği delikanlıyı gece evine almış.
    -Necati Cumalı
  19. fiil, nesnesiz

    Tat veya koku duymak

    Lena çoktan yemeği pişirmiş, ortalığı, insanı acıktıran bir koku almıştı.
    -Yaşar Kemal
  20. fiil, -i, -de

    Yol gitmek, mesafe katetmek

    O yolu bir saatte alırsınız.
  21. fiil, -i, -den

    Bir şey çalmak

    Cebimden saatimi almışlar.
  22. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak

    Dalağını aldılar.
  23. fiil, nesnesiz

    Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek

    Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı.
    -Haldun Taner
  24. fiil, nesnesiz

    Göreve, işe başlatmak

    Yeni bir kapıcı aldı.
  25. fiil, -den

    Görevden, işten çekmek

  26. fiil, nesnesiz

    Bakınızbaşlamak

    Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur
    -Halk türküsü
  27. fiil, nesnesiz

    İçecek veya yiyecekten bir parça içmek veya yemek

    Tadına bakmak için bir yudum aldım.
  28. fiil, nesnesiz, -den

    Kazanç sağlamak

    Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.
  29. Etkisini azaltmak

    İçine biraz su koy, tuzunu alır.
  30. Yer değiştirmek

Bağlantılar

Kelime grafiği

Sözlükte kayıtlı ilişkilerden yakındaki kelime ve deyimleri keşfedin.

İlişki haritasını önizle

Yakındaki kelime ve deyim ilişkilerini incelemek istediğinizde etkileşimli grafiği yükleyin.

Telaffuzlar

Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com