açılmak
Görüntülenme sayısı 16 May 2025 00:00 tarihinde güncellendi
Anlamlar
fiil, nesnesiz
Açık duruma gelmek veya getirilmek
Renk daha açık bir tona gelmek
Perdenin rengi açıldı.
Kendine gelmek, biraz iyileşmek
Ateşi düşünce hasta açıldı.
mecaz
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
Kuruluş ilk kez veya yeniden işe başlamak
Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış.
-Ahmet Ümit İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak
Geniş bir duruma gelmek
Ayakkabısı açıldı.
Yırtık duruma gelmek
Pantolonun dizleri açıldı.
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
Belki hava açılıyor.
-Refik Halit Karay mecaz
Gereken güce ulaşmak
Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı.
fiil, -den
Kıyıdan uzaklaşmak
Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım.
-Yahya Kemal Beyatlı Kapı, yol vb. geçit vermek
Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı.
-Haldun Taner Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak
fiil, mecaz, -e
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine anlatmak
Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi.
-Peyami Safa fiil, mecaz, -e
Karşı cinse sevdiğini ilk kez dile getirmek
Bağlantılar
İlgili Kelimeler
Telaffuzlar
Telaffuzlar yükleniyor...
turkce-sozluk.com